JeetkuneDo’ya Malatyalılardan Yoğun İlgi

JeetkuneDo’ya Malatyalılardan Yoğun İlgi

Irk gerçek, ırkçılık melanettir

Irk gerçek, ırkçılık melanettir

Başkan Gürkan Semerkand yöneticileriyle görüştü

Başkan Gürkan Semerkand yöneticileriyle görüştü

 “Öğrencileri bilimsel çalışmalara dahil edeceğiz”

 “Öğrencileri bilimsel çalışmalara dahil edeceğiz”

8 mahalleye içmesuyu hattı

8 mahalleye içmesuyu hattı

Camiler sempozyumu düzenlendi
  • Ana Sayfa » Malatya
  • 9 Ekim 2018 - 09:28:11
Camiler sempozyumu düzenlendi

Vali Ali Kaban, Diyanet İşleri Başkanlığı ile İnönü Üniversitesi öncülüğünde “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” dolayısıyla İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen, “Uluslararası Cami Sempozyumu”na katıldı.

Onursal Başkan Vali Kaban yaptığı sempozyum açılış konuşmasında  “Burada bu çalışma için başlangıçta bir teşekkürle başlamak istiyorum. Gerek bu Camiler Sempozyumu gerekse benzeri diğer güzel faaliyetler gibi hayırlı bir iş olduğunda geride kalmayan çok değerli rektörümüz, aynı şekilde birlikte ikiz yıldızlar gibi güzel çalışmalarıyla şu ana kadar güzel sonuçlara, güzel çalışmalara ve bundan sonra da yapılacak güzel çalışmalara fırsat veren çok değerli İlahiyat Fakültesi Dekanımız ve değerli Müftüm bu tip çalışmalar için eğer sizlerin bir iyi niyeti, sizlerin bir gayreti, sizlerin bir cesareti olmasaydı, bu çalışmalar mümkün olmazdı. Bu anlamda ben sizi yürekten alkışlıyorum.

Unutmayalım ki yapılacak bütün faaliyetler eğer bilimsel bir temele dayanmazsa, eğer yapılacak faaliyet kendi içindeki mantıksal düzeni, onu oluşturan bütün bilim dizgeleri oluşturamazsa çok uzağa gidemiyor, bir şekilde basit kalıyor, bir şekilde kalıcı hiçbir değer oluşturamıyor. Bu anlamda bu kurumların üstüne düşen vazifeyi hiç çekinmeden cesaretle ve iyi niyetle yapmaları gerekiyor ve o iyi niyet ve cesaret neticede çok güzel sonuçlara sebep oluyor.

Bu anlamda Malatya’mız bir vilayet olarak göründüğü şeklin çok ötesinde eğer bir görünüyorsa yansımalarıyla 10-100 gibi etkileri olan çok değişik, çok nadide bir vilayettir. Bunu, Malatya’yı bu görev vesilesiyle tanımış olan ve tanıdıkça da onun kıymetlerini değerlerini gün ve gün, her bir yeni gün’de keşfeden birisi olarak sizlerle paylaşma ihtiyacı hissediyorum. Bu anlamda çok fazla değerimiz var, kıymetimiz var ve bunların bir şekilde bilimsel düzeyde işlenmesi bunların tanıtılması, öncelikle Malatya’mıza tanıtılması ve Türkiye’ye tanıtılması, gönül coğrafyamıza tanıtılması, dünyaya tanıtılması gerekiyor. İşte o anlamda bundan sonra düzenlenecek olan başta İbn Arabi Sempozyumu olmak üzere daha önce düzenlenen Niyazi Mısri sempozyumu ve Arslantepe sempozyumları olmak üzere aynı şekilde Ebu’l Ferec sempozyumu olmak üzere, yine aynı şekilde yapılan çok güzel bir çalışma ile Sayın Rektörümüzün bu konudaki gayreti asla ihmal edilemez ve unutulamaz Alevilik Araştırma Enstitüsü’nün kurulmasına ve bundan sonraki yapılacak çalışmalara sonuç veren çalışmalarıyla üniversitemiz ve kadroları çok güzel çalışmalar yapıyorlar. İşte onlardan biriside bu Camiler Sempozyumudur. Bir kapanış programı şeklinde bugün bura da bir araya gelmemize ve Ankara’dan çok güzel destekleriyle bugün burada çok büyük bir çıkartma yapan Diyanet Teşkilatımıza da özel bir teşekkürü borç biliyorum.

Unutmayalım ki İslam dini içeriği itibariyle hayatın bütün cüzlerine, doğumdan başlayarak ölüme kadar ve aslında hayatın en büyük sorusu olan ölümden sonra ne olacağına dair insanlara mukri, ikna edici, insanları rahatlatıcı ve ölüm sonrasını da izah edici bir tarzdan o kadar fonksiyonel yönü olan bir noktadaki İslam dini sadece hayatı değil hayat sonrasını, sadece bu dünyada yaşayıp öldükten sonrasını değil buraya gelmeden önce neler olduğunuda izah eden külli bir kozmolojiye sahip dünyadaki iki dinden birisidir. Dolayısıyla bu iki din içerisinde de şu anda müntesib itibariyle de bu derece müntesibi olan bu kadar çaplı bu kadar insanların her bir noktasına her bir ayrıntısına müştemil hükümler vaaz edebilen yegâne dindir. Camide bunun en önemli parçasıdır. Normalde yeryüzü mescit kılındığı için namazımızı istediğiniz yerde kılabilirsiniz. Bizde bir kilise kavramı yoktur. Kilise sadece bir siyasal ve kurumsal bir tanımın ötesinde bir mecburiyettir. Kilise olmadan ibadet edemez bir hıristiyan. Ama bir Müslüman nerede olursa olsun seccadesini serip temizlik şartlarını oluşturduktan sonra istediği yerde ibadetini yapabilir. O zaman caminin fonksiyonu nedir diye baktığımızda; Cami fonksiyonu itibariyle Medine’ye hicret eden Efendimiz Aleyhissalatü Vesselamın uygulamasıyla da bütün müminlerin bir araya getirildiği, aynı zamanda hayatın bütün safhalarının kapsandığı bir değeri ifade etmektedir. O anlamda camilerimiz sadece ve sadece bir taştan, betondan, ağaçtan, tuğladan oluşan yapılar olmanın çok ötesinde bir değere haiz olmak durumundadır. Aynı zamanda insanla, gençle, çocukla, bütün toplumun kesimleri ile haşır neşir olmanın, onların temsil edildiği, onların hep birlikte yaşandığı yerler olmalıdır. Yoksa namazı kıldık, hadi gidiyoruz, camiyi de kilitleyeceğiz diyen imama bizim ihtiyacımız yok. Orada ki kişiler gidene kadar beklemek zorundadır. Çünkü o kişi için, gelen bir kişi için vardır o cami, o bina. Onun ötesinde cami sadece namaz kılınan yerin dışında bir medeniyet ölçüsü olduğu için caminin bütün kolaylık tesisleri de en güzel şekilde yapılarak işletilmek durumundadır. Üstü kaval altı şişhane modelinde bir sistemle kendi içi gayet güzel dizayn edilmiş ama lavaboları alabildiğine pis ve bizim temizlik anlayışımızı, imanın yarısı olan temizlik alışımızı yansıtmayan bir caminin bir İslam medeniyetine ne kadar katkıda bulunabileceğini ben bilmiyorum.

Ayrıca Biraz önce ifade edildi şükürler olsun ki Anadolu toprağı 100000 civarında mescidin ve caminin olduğu bir sistematiğe kavuşmuşken artık herhalde bundan sonra bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bir Müslüman olarak şahsımın da başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere bütün yetkililerden talebimiz bu olsa gerekir, gönül coğrafyamızda camisiz kalan yerlerinde bundan sonra bir şekilde camiye kavuşturulması, her zaman için gönül coğrafyasının kalbi olmuş Anadolu toprağındaki insanın ve bu Anadolu toprağını elinde tutan Devletin önemli bir yükümlülüğü olsa gerekir. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, başarılar diliyorum” dedi.

Sempozyumun açılışına, Vali Ali Kaban, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Huriye Martı, Prof. Dr. Ramazan Muslu, Osman Tıraşçı, Karadağ İslam Meşihatı Başkanı Rifat Fejziç, Filistin ve Kudüs Başmüftüsü ve Yüksek Fetva Meclis Başkan Vekili İbrahim Avadallah, Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Dr. Mustafa Hacı ile Batı Trakya Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif de katıldı.

Sempozyum sonrası Vali Kaban, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen ve Albaraka Türk’ün kültür sanat etkinliklerinden biri olan “Kalemin Bereketi, Hat ve Tezhip Sergisi” açılış törenine  katıldı. Kurdele kesilmesinin ardından Vali Kaban sergide bulunan eserleri gezerek inceledi.

  • Etiketler
  • Yorumla
YAZARLAR
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
avukat dosyası