maltepe escort
“İşimiz hizmet, gücümüz millet”

“İşimiz hizmet, gücümüz millet”

OSB Müteşebbis Heyeti toplandı

OSB Müteşebbis Heyeti toplandı

“Kültür ve Sanat ülkenin beka meselesidir”

“Kültür ve Sanat ülkenin beka meselesidir”

TSO’dan hayırlı olsun ziyareti

TSO’dan hayırlı olsun ziyareti

Trafik Yılı Etkinlikleri Çarşamba Günü Başlıyor

Trafik Yılı Etkinlikleri Çarşamba Günü Başlıyor

Malatya Türk Ocağı yılın son toplantısını gerçekleştirdi.
  • Ana Sayfa » Türkiye
  • 31 Aralık 2017 - 07:22:18
Malatya Türk Ocağı yılın son toplantısını gerçekleştirdi.

Sarıkamış harekatının konu edildiği  sohbete dört kardeşi ile birlikte dedesini de bu harekatta şehit veren tarihçi Hasan Şen konuşmacı olarak katıldı.

Hasan Şen özetle şunları söyledi; “Sarıkamış harekatı çok değişik kesimlerin çok farklı tanımlamaları ile nitelendirilmektedir. Kimi felaket derken, kimileri ihanet diyor. Türk’ün gücünü yansıtan kahramanlık destanı olduğunu söyleyenler de mevcut. 90 bin şehit verilmiş, bu nasıl kahramanlık deniliyor. Esasında şehitlik de gazilik de kahramanlığın bileşenlerindendir. Önemli olan bir kutsal dava uğruna yola çıkıldığı zaman o yolculuğun sonucudur. O yolun yolcuları şehadetleri ile ya da gazilikleri ile eğer ki zaferle sonuçlanmışsa o zaferi şereflendirmiş olurlar.

  1. dünya savaşı içinde gerçekleşen bu harekata geçmeden önce o döneme kısaca bakmakta fayda var. Malum o dönemde dünya itilaf ve ittifak devletleri olarak 2’ye ayrılmış durumdaydılar. Sanayi devrimi, silahlanma yarışı ve dinsel çatışmalar dünya harbini kaçınılmaz kıldı. Bu kamplaşmalar meydana gelirken Osmanlı devletinin bunlarla hiçbir ilgisi yoktu başlangıçta. Ancak Osmanlı dabir takım düşünceler mevcuttu. Bir kere kaybettiği toprakları geri almak istiyordu. Ayrıca İslamcılığın iflas etmesi ile önem kazanan Türkçülük düşüncesinin Hazar’ın ötesine uzanan Turan ülküsü vardı. Bu iki temel istek nedeniyle Osmanlı Süveyş kanalından İngilizleri uzaklaştırmak ve Arapları tekrar kendisine bağlamak istiyordu. Ayrıca Ruslar imha edilerek Hazar ötesi Türklerle aradaki engeli kaldırmak istiyordu. Bu sebeplerle ve şartların da zorlaması ile devlet kademesinde 1. dünya savaşına girmek gerektiği fikri yaygınlaşmaya, zemin bulmaya başladı. Bir takım insanlar İttihat ve Terakkinin 3 beyinsizi yüzünden Osmanlı bu savaşa girdi diye fikir ileri süren insanlar var. Enver, Talat ve Cemal Paşalara bu şekilde beyinsiz nitelemesi yapanlar asıl beyinsiz olanlardır. Hiç de o hezeyanlarda tarif edildiği şekilde insanlar değildi onlar. Onların iddiaları ve bir ülküleri vardı. Ne yaptılarsa bu ideal uğruna yaptılar. Bugün 90 bin asker şehit düştüğü için bu olayı ihanet, hainlik olarak adlandırıyorlar. Halbu ki Çanakkale’de 250 bin şehit verdik. Ama Çanakkale zaferle sonuçlandığı için kimse 250 bin şehidin hesabını yapmıyor. Doğrusu da budur zaten. O insanlar da bu kutsal hedef, bir ülkü uğruna seve seve fedai can eylediler. Sarıkamış’ta da aynı kutsal hedef ve aynı milli şuur vardı. Ancak zaferle taçlandırılamadı.

Osmanlı bu dönemde şartların da zorlaması ile bir arayış içerisinde. Yine bir takım zevat Enver Paşa’nın Alman hayranlığı yüzünden Almanların yanında savaşa girdik diyorlar. Bu da hilafı hakikattir. Eğer öyle olsaydı Cemal Paşa’nın Rus Çarı ile ittifak arayışlarını nereye koyacağız. İngilizlerle yapılan pazarlıkları nereye koyacağız. Böyle toptancı bir yaklaşımla o dönemin yetkililerini karalamak uygun bir davranış değil. Osmanlı’nın çıkarları için devletin nerede konumlanması gerektiği üzerine ciddi kafa yoruluyor. Öyle bir kişinin heva ve hevesleri uğruna devlet bir maceraya sürüklenmiyor iddia edildiği gibi. Silah sanayisi olmayan ve sanayi devrimini gerçekleştirememiş Osmanlı devleti Almanya’ya yaklaşmak zorunda kaldı. Ama bu yakınlaşma şartların getirdiği bir zorunluluk, hayranlık değil. Bu süreçte 1914 yılında Osmanlı-Alman Yardımlaşma Anlaşması imzalanıyor. Hepinizin bildiği gibi iki Alman gemisi Çanakkale boğazından geçerek Karadeniz’e giriyor ve Türk isimlerini alıp Türk bayrağı çekiyorlar ve 25 Ekim 1914’de Odesa ve Sivastopol limanlarını bombalıyorlar. Biz bu gemileri Almanlar’dan satın aldık, bizim gemilerimiz dememize rağmen Rusya buna inanmadı ve savaş açtı Osmanlı’ya.

  1. dünya savaşında Osmanlı Kafkas, Hicaz, Irak, Süveyş, Galiçya, Makedonya, Romanya ve Çanakkale olmak üzere4 bölgede 7 cephede savaştı. 14 Kasım 1914’de Padişah Cihad-ı Ekber ilan etti. Bu çağrıya geçenlerde Fahrettin Paşa’ya dil uzatan şeyh torunun dedeleri ve Şerif Hüseyin başta olmak olmak üzere Araplar İngiliz altınları karşılığında olumsuz cevap verdiler ve Osmanlı askerlerini arkadan vurdular. Sadece soyca Türk olmalarından ötürü Afganistan müslümanları Cihad-ı Ekber’e olumlu yanıt verdiler.
  • Etiketler
  • Yorumla
YAZARLAR
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
avukat dosyası

gaziantep escort istanbul escort mecidiyekoy escort halkali escort bahcesehir escort beylikduzu escort bakirkoy escort